FİLOZOF NOHUTÇU’nun ŞİİRLERİ 01 – 010 a Kadar

 

 01. FiİLOZOF NOHUTÇU ya da NOHUT FİLOZOFU

yeni eserimizin kahramanı. Ona sorduğumuz sorulara Çağımıza Uygun cevaplar verecek. İlk şiirde kendisini tanıtırken bize, bir de siyah tükenmez kalemle çizilmiş A 4 boyutunda bir resmini göndermiş. Sizden gelen sorulara ilginç ve aykırı cevaplarını gelecek günlerde hep beraber okuyacağız. Saygılarımla.

 

BEN BULDUM

Olmasın velakin övünmek gibi;
Kafa çalıştıran gazı ben buldum.
Fikrettim gökleri denizde dibi
Kış geçince İnan yazı ben buldum.

Nohut Filozofu dünyada namım,
Adam gibi herkes bilir adamım,
Yapmazsam bir buluş gitmiyor gamım
Sütlaca katılan tuzu ben buldum.

Yeni bir eserdir yaz nefes nefes,
Okuyup düşünsün ders alsın herkes,
Aykırı sözlerim birazcık abes
Karganın çaldığı sazı ben buldum.

Kainat içinde cihanın boyu,
Nohut kadar vardır – dönmektir huyu,
Kesip köklerimi terk ettim köyü
Babamın kabrinde tozu ben buldum.

Beyoğlu’nda yalnız gezer mi insan?
Uzak kaldı Vefa – her taraf bostan,
Gökdelenler doldu viran gülistan
Rüşveti kaldırdım kazı ben buldum.

Çözdüm Kalenderde uzanan eli,
Sümerler’den kalma çivili dili,
Öküzün göğsüne asılan nalı
Tükürsen – kızarmaz yüzü ben buldum.

Düşürürler attan gündüzde düşte,
Oturursun şapa kuruda yaşta,
Evvela fırıldak olmalı başta
Astarın üstünde bezi ben buldum.

Taş Devri çok hızlı sanala geçti,
Hayal bir alemde İlk Çağ’ı seçti,
Kırdığım fındığı balyozla açtı
Fıstığın yanında kozu ben buldum.

Düzelir eğriler çıkarım varsa,
Yola devam derim yağmursa karsa,
Cevap vermem biri bir şeycik sorsa
Yokuş çıkan çıktı – düzü ben buldum.

Görsem de belgeyi ederim inkar,
Önce candır – sanma – beni fedakar,
Alimim, yazarım, şair, sanatkar
Nobel’de, Oskar’da tezi ben buldum.

Ressam Halil, Hakk der, Hakk’tır nihayet,
Dünkü komünistler tüccardır hayret,
Kapitalist, emperyalist, siyaset
Nohut kadar denen sözü ben buldum.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 16.05.2017

 2. Filozof Nohutçu’ya Veysel SÜNME’nin sorusu: “Bir iyilik karşısında ölünceye kadar minnettar olmamız gerekir mi? Üstat bu soruyu Filozof Nohut’a soruyorum, cevabını da merak ediyorum. Selamlar”

KADİR KIYMET BİLEN

Veysel Bey, sorunuz nazik mi nazik;
Kırk kere düşünüp vermeli cevap.
İyilik yaptıysan yersin bir kazık
Artıyı – eksiyi görmeli cevap.

Düşün bir araç var – katsan benzini,
Çalışırsa motor götürür seni,
Bilinçli değildir varsa ceryanı
Terbiye çiçeği dermeli cevap.

Atalardan kalan meşhur bir mesel,
İyilik yap, denize at, çok özel,
Halık bilir, balık bilmezse güzel
Açılan yarayı sarmalı cevap.

Al gülüm ver gülüm işin özeti,
Karşılık beklemek yakar hasatı,
Yırtık dondan çıkar gibi maksadı
Neden yaptın diye sormalı cevap.

Minnet etme asla şaha, sultana,
Pahalıya patlar dönünce sana,
Elbet yardım etmek gerek insana
Mazluma kol kanat germeli cevap.

Kadir kıymet bilen olur minnettar,
Bütün yollar sanki Roma’ya çıkar,
Başa kakılırsa sevgiyi yakar
Verdiği sözünde durmalı cevap.

Malumat uzadı gelelim öze,
Aykırı düşünce ne der bu söze,
Bir tekme atıver çıktıysan düze
Ara sıra başa vurmalı cevap.

Yumurta küfesi olsa içi boş,
Taşıma, atıver – etme hiç telaş,
Rahat yaşa – çıksa sözünden savaş
Hatırı yerlere sermeli cevap.

Değişme bencilsen – değişsin herkes,
Vurdukça yumruğun getirsin bir ses,
Verdiysen alınmaz geriye nefes
Kulaktan – ağızdan girmeli cevap.

Çok ilerledi çağ – hedefler Mars’ta,
Mal toplarken aklı bırakın hırsta,
Edepsizden edep öğrendik derste
Aşk ile arife ermeli cevap.

Filozof Nohutçu aykırı tezi,
Ressam Halil, sever edepli sözü,
Sen – ben yoktur, barış için gör bizi
Önce kin – kibiri kırmalı cevap.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 25.05.2017

Resim : Halil Gülel, A 4 boyutunda, kağıt, siyah tükenmez kalemle çizim, 1981

Filozof Nohutçu, sizin sorunuzu bekliyor. “Sorun sorunuzu; çözelim sorununuzu” diyor.

 

 

03. Filozof Nohutçu’ya Yusuf GİRAZ’ın sorusu: “Balıkların hafızası neden iyi değilmiş Halil usta, bu soruyu Filozof Nohutçu’ya soruyorum, cevabını da merak ediyorum. Selamlar”

BAHÇEYE KÜMES YAPACAKTIK

Yusuf Bey, kardeş, söz ağızdan çıkar;
Gönül deryasına dalmalı balık.
Yan yatmış balina tavaya bakar
Hamsi kadar olsa gelmeli balık.

Çekince kılıcı Kalkan açıldı,
İzmarit keyifli kavak geçildi,
Alabalık başta levrek seçildi
Bayatsa kokuyu salmalı balık.

Ahtapot kolları salmış dört yana,
Söz verip unutmak uymaz insana,
Raks eder yunuslar zevk verir cana
Leblebi bulunca çalmalı balık.

Altı sene önce vermişti sözü,
Tutmalı yokuşu, inişi, düzü,
Yazı yazmış suya okunmaz yüzü
Çıkınca kavağa gülmeli balık.

Denemeyin atom bombası suda,
Denizler rahatsız olsa uykuda,
Bozdular iklimi bencil duyguda
Saçını başını yolmalı balık.

Neler var hayatta neler var acı,
Unutana vurmak gerek kırbacı,
Dokundu mu bilmem bu sözün ucu
Söz sözse yerini bulmalı balık.

İnsanın motoru derler ki yürek,
Tekleyince tamir etmemiz gerek,
Seni seviyoruz etme ha merak
Bizim duamızı almalı balık.

Dananın alnına yumduğu çaktın,
Keskin mi diyerek neştere baktın,
Çok şükür Allah’a dürtünce çıktın
Ara sıra namaz kılmalı balık.

İki yüz tavuğa bahçeye kümes,
Yapacaktık – coştu gönülde heves,
Yumurta bekliyor kapıda herkes
Sabırla sırada olmalı balık.

Filozofum lakin felsefem nohut,
Vallahi bizdeki bitmez bir umut,
Kaç yıl geçti artık bu işi unut
Beziyle astarı bilmeli balık.

Dostların mutlu bir Yusuf’u ister,
Unutan kim imiş gel bize göster,
Ressam Halil, millet bekler bir eser
Antika müzede kalmalı balık.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 29.05.2017

Filozof Nohutçu, sizin sorunuzu bekliyor. “Sorun sorunuzu; çözelim sorununuzu” diyor.

 

 

 

 04. Filozof Nohutçu’ya Ressam Ali Yılmaz; “Soracağım şudur : Söyleyeceği olmayanın sözü olur mu?” Filozof Nohutçu’nun cevabı şiirde.

DURMAZ BİLİNE

Ressam Ali YILMAZ Bey, güzel sordun;
Boş çuval ayakta durmaz biline.
Söyleyecek sözü yoksa diyordun
Doğru bir cümleyi kurmaz biline.

Bir başak düşün baş varır semaya,
Attıkça ulaşır Mars ile aya,
Söz geçirmek için girer kavgaya
Vicdanı akılla sarmaz biline.

Taneler irice artı bir değer,
Dolu olan başlar – başını eğer,
Süt varsa bir insan ineği sağar
Evinsiz söz başı yarmaz biline.

Peynir gemileri yürümez lafla,
Edilmez muhabbet aşikar gafla,
Bir olmaz darıcı asla sarrafla
Kime sorsan kıymet vermez biline.

Bağlarlar eşeği iple bir hana,
Ne derse ayağa bağdır insana,
Çok çabuk söner köz düşse samana
Yel vurur dumanı varmaz biline.

Alim olur lakin olmazsa edep,
Nezaket ne gezer kuralsız hitap,
Otursa bir günde yazacak kitap
Bir türlü bir eli ermez biline.

Bilimde teknikte yoksa gelecek,
Gün gelip olanlar toptan silecek,
Algı yanılması var kim bilecek
Bir kere aklına sormaz biline.

Çizmeyi aşan çok elde kıl fırça,
Tercüman zanneder bilse bir parça,
Naylonla bir tutar antika sırça
Erbabından sözü dermez biline.

Bir mevzu üstüne yüz teklifi var,
Çakmadır sözleri yoktur istikrar,
İnanıp çalışan alır bir karar
Bir dakka kafayı yormaz biline.

Lafla harman olmaz, Durmuş gel sap at,
Üretip yeni şey demektir maksat,
İş buyur tembele öğretsin sanat
Kellesi taştan söz girmez biline.

Ressam Halil, ister yeni bir fikir,
Cehalet diz boyu göremem hakir,
Filozof Nohutçu altınla bakır
Aynı rakamları görmez biline.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 02.06.2017

Filozof Nohutçu’ya eğer bir sorunuz varsa; yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Resim Halil Gülel’den, 2017, A 4 boyutunda, siyah mürekkep kalem.

 

 05. Filozof Nohutçu’ya Azize ARAZ soruyor; “Sen kimsin? Nesin?” Filozof Nohutçu’nun cevabı aşağıdaki şiirde.

GEZEN DEĞİLİM

Azize ARAZ der; “Sen kimsin? Nesin?

Su üstüne yazı yazan değilim.

Dilin kemiği yok, ne derse desin 

Alçağa – yükseğe kızan değilim.

 

Kainat çok büyük bir uçtan uca,

Zannetme bu dünya nohuttan koca,

Döndükçe oluyor gündüz ve gece 

Başı boş evrende gezen değilim.

 

Bir koltuğa iki karpuz sığmıyor,

Gelmeyince vakti yağmur yağmıyor,

Tarlasız, çiçeksiz meyve doğmuyor 

Deryada atomsuz yüzen değilim.

 

Armudun irisi ayıya elzem,

Alırken gülüşü müthiş muazzam,

Verirken el titrer – bağırır hüzzam 

Bulunca beleşi azan değilim.

 

İstiyor buğdayı samansız, sapsız,

Şakası kırıcı – sözleri çapsız,

Atarken meydanda atar hesapsız 

Yoksulu – mazlumu üzen değilim.

 

Tok gözlüdür gönlüm – yeterli çorba,

İstemem kimseden bedava urba,

Diyemem; bana ne! Olamam zorba

Herkese bir kuyu kazan değilim.

 

Aşk ile inanmak hayatta gaye,

Beklemem namertten katiyen paye,

El sırtına binip gidemem aya

Dosdoğru oyunu bozan değilim.

 

Kamburdan elemem yaz günü suyu,

Farklıdır her atın, eşeğin huyu,

Asla unutamam doğduğum köyü

Köküyle bağları çözen değilim.

 

Kiminin değişik gönülle dili,

Kimisi zevk ile döktürür seli,

Kimisi aç gezer açınca eli

Ağzını dudağı büzen değilim.

 

Buzağı aramam öküz altında,

Kıskanmam otursa altın tahtında,

Tek taşla altınlar parlar bahtında 

Altını balyozla ezen değilim.

 

Ressam Halil, yazar gönülden eser,

Filozof Nohutçu tersinden keser,

Nohut kadar dünya bir efkar basar

Koşarım yardıma tozan değilim.

 

Halil GÜLEL 

Düsseldorf / 10.06.2017

 

Filozof Nohutçu’ya eğer bir sorunuz varsa; yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

06. Filozof Nohutçu’ya Ressam Çiğdem ALTINÖZ soruyor; “İyi ve fedakar olanlar incitilir, üzülür ve hayatları cehenneme çevrilir?” Filozof Nohutçu’nun cevabı aşağıdaki şiirde.  

BEN DE BOŞ DEDİM 

Çiğdem ALTINÖZ der, can üzre sordu;

Bu gün keyfin nasıl? Ben de hoş dedim.

Hoş uyku, yan yatmış mal istiyordu 

Yakama yapıştı ben de düş dedim

 

Düş okur el alem dışta dolaştım,

Güvendim gücüme akıldan şaştım,

Ekmek tavşan oldu peşine düştüm

Hayat boyu artık ben de koş dedim.

 

Koş helal haramı ben bilmem amma,

İki kere iki bana muamma,

En büyük zararı  ne verir cama

Çok düşündüm lakin ben de taş dedim.

 

Taş kollarım çıkar varsa insanda,

Okuturum görsem malı meydanda,

Atarım iş bitse, yükü o  anda

Param yok kitabı ben de baş dedim.

 

Baş ilim ilmektir yapar bağlarım,

İrfanlı irfansız akar çağlarım,

Elif gibi mertek dolu dağlarım 

Bağ bostan yemyeşil ben de kuş dedim.

 

Kuş gibi bir güneş işleri kesat,

Hem cahil , hem cimri kıskanır fesat,

Ekersem ekindir – biçersem hasat 

Yazın çok hoş önü ben de kış dedim.

 

Kış olsa alırım dokuz on eşek,

Besleyip satarım bahar gelecek,

Aklım çok yüksektir en güzel gerçek

Hesapsız kitapsız ben de iş dedim.

 

İş koymaz bir insan arifse eğer,

Evrende dünya bir nohuta sığar,

Üflesek havayı hep yağmur yağar  

Sulanır bahçeler ben de yaş dedim.

 

Yaş geçer bir kütük olamaz çıta,

Anlamaz hayatı yaptıkça hata,

Bilmeden oynuyor hep yanlış ata

Tecrübe ne gezer ben de piş dedim.

 

Piş artık yobazlık çıksın içinden,

İlim  varsa alın denmiştir Çin’den ,

İnadı çok yüksek görünür dünden

Alınmaz bir sonuç ben de boş dedim.

 

Boş olur kıskancın gönlüyle eli,

Şakın ha üzmeyin Ressam Halil’i, 

Toplamış eline bil cümle malı 

Yek attı Mars için ben de şeş dedim.

 

Halil GÜLEL 

Düsseldorf / 01.06.2017

 

Resim Halil GÜLEL, A 4 Boyutunda, Kağıt, Siyah Mürekkep kalem, 2017

Filozof Nohutçu’ya eğer bir sorunuz varsa; yorum bölümüne yazabilirsiniz.